Erdem İlker – Yazar

“Erdem İlker, anlatılacak pek çok hikâye ve birçok dünya var ama fazla zaman yok.”

Kadim dostum Stephen King’ in, bir sohbetimiz esnasında bana söylediği bir laftı bu. Bu sohbetimiz de benim yazdığım bir kurgu hikâyenin içinde geçiyor. Öyleyse bu lafı ben söylemiş olmalıyım, ama bir yerlerde gerçekten de ondan duyduğuma eminim.

Erdem İlker

Yıllarca kurumsal hayatın içinde hapsolmuş, bu hapisten ancak kendi zihnine ve zihninde yarattığı karakterlerle maceralara kaçarak iflah olabilmiş biri.

Konuştukları aydınlık, yazdıklarıysa karanlık olan bir yazardır. Yazması gerekenleri yazmamış ve bunun pişmanlığını yaşayan bir yazar.

Gündüzleri iş yerinde bir firmanın ihracat sorumlusu, geceleri karanlık âlemlerin, tekinsiz hikâyelerin, tuhaf öykülerin, bazen  ‘’ben ne okudum şimdi’’ diyeceğiniz hikâyelerin sorunlusu.

Takip ettiğinizde, hikâyelerinde kıyamet, cinayet, fantastik, çaresizlik, mücadele, gizem, paranormal olaylar,  bilim kurgu, komplo teorileri, aksiyon, bir miktar mizah ve ancak eser miktarda aşk bulabilirsiniz.

Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına dair, bilmediğimiz hayatların yaşadığı korkulara ve maceralara dair, iyiyle kötünün – rüya ile kâbusun mücadelesinin varyasyonlarına dair hikâyeler için, kâbuslarınızı renklendirmek, dünyaya tarihte olan biten olaylara, geçmişe ve geleceğimize dair kurgular için ve standart dışı anlatımlar, mutlu son beklemenin de bir miktar hayalcilik olacağı öyküler için sizi yayında olan novellerine davet ediyor.

Seriler

Bir Garip Öyküler

  • Kimsesizler Mezarlığı

Bir sebepten dolayı bedeni ölünce dünyadan ayrılmayı başaramamış ve kimsesizler mezarlığına dadanmış olan metruk bir hayalet. Her bölümde, orada bulunan isimsiz ve unutulmuş ruhların öyküsünü sizlere anlatayım derken, bir yandan da okurları kendi karanlık hikâyesine davet ediyor. Kimsesizler mezarlığına hoş geldiniz.

Bu seri, kimsesizler mezarlığının akabinde kısa öyküler ile vur kaçlar yapmaya devam edecek.

Cinayet: Rota Oluşturuldu

Öldürmeye devam etmesi için dua edebilir misiniz?

Türkiye’ de öldürmeye başlayıp, Amerika’ da ve daha sonra da pek çok farklı ülkede cinayetler işleyen seri katil Asım, mutlu yarınlarımızın mimarı olabilir mi?

1970’li yılların sonunda başlayan korkunç bir cinayet rotası, insanlık tarihinin kendisi kadar eski bir gizem, zamanın iplerini elinde bulunduran ve geleceği istediği gibi dokuyan bir tasarımcı ve tüm bunların ortasında ailesini yitirmiş tutunacak dal arayan Bölge Şerifi Stacey.

İyiyle kötünün savaşının merkez noktasına doğru; rota oluşturuldu…

SON YIL

Bir çağ yangını…

İnsanlığı yok etmek isteyen karanlık bir güç, her şeyi sona erdiriyor. Kâbuslarla başlayan kıyım, kâbusların hayata geçmesiyle ve insanların kendilerini bir kan banyosunda boğmasıyla sonu getiriyor. Bununla mücadele etmek ve son yılı atlatmaksa, sadece birkaç kişinin çaresiz çabalarına mahkûm.

Bu hikâyedeki karakterler kahraman değiller. İnsanlığı yok etmek isteyen doğaüstü bir güce karşı, gerekli mücadeleyi verecek motivasyonu bulmaya çalışan bir avuç insanlar sadece. Tarihin ve yılların bildiğimiz şekilde sayılmaya henüz başlanmadığı, çok eski zamanlardan kalan bir intikam kehanetinin baş rolünde buldular kendilerini. Sadece uyumakla bile ölecekleri ya da en sevdiklerini öldürecekleri çılgınlık ve kaos ortamında, umutsuz bir ölüm kalım yolculuğuna çıkacaklar.

Dünyayı yok etme düğmesi elinde olsa, en sevdiğinin gözlerinin içine baka baka basabilecek kadar hayattan, sistemden, dünyadan tiksinmiş insanlar düşünün. Kararı verecek bir başkası olduğunda, bu kişiler felaketi canları pahasına durdurmak ister ve son nefeslerine kadar çabalarlar mı ?

Ömrümüzün SoNYıL’ ına hoş geldiniz.

Sanseiu